Kayıtlar

11

Usulca tozlanmış ve parmak izleri her yanı kaplamış aynaya yaklaştı, İyice zayıflamış kolları güçsüzce yere doğru çekiliyordu. Rimeli akmış, gözlerinin altında yer edinmişti. Parmaklarının arasında düşecekmiş gibi duran sigaradan bir kül parçasına bacağına sürterek yere düştü.

vapur

Bir vapura binmek istiyorum  Yanımdaki yaşlı adam gazetesini okusun İlerideki simitçi soğuk simitlerini satmaya çalışsın; Bir vapura binmek istiyorum Martılar geminin çevresinde cirit atsın Denize bakan çocuk annesinin verdiği ekmek parçasını martılara atsın. Bir vapura binmek istiyorum  Arkamda oturan yaşlı kadın örgüsünü örsün; İki liseli sessizce gülüşsün. Bir vapura binmek istiyorum  Yanımda sen olsun.

günaydın'

Hiç içimden gelmedi, yine de günaydın dedim. Yüzüm cevap beklemez gibi görünüyordu ama ruhum boş bir günaydına razıydı. Sanırım görmediniz, cevap gelmedi. Kim bilir, Belki görünmezdim; belki de boyası atılmamış bir duvardım gözünüzde. Ama ölü değildim. Ben daha ölmemiştim.       katranmavisi 

uyudu ve yaşadı

Çocukluğumun yanağını sessizce okşadım,  konuşmamıza gerek yoktu Biz birbirimizi her zaman çok iyi anlardık onunla. Konuşmamak bizim en büyük kahkahamız, gözlerimizin içindeki hafif buğu yaşamanın özeti olurdu. Uykusu vardı biliyordum. Ufak bir ninni söyledim ve rüzgarın serinliğinde onu güzelce uyuttum. Sırtı bana dönüktü, düzenli nefes alıyordu. Örtüyü yavaşça üzerine örttüm.

acı dolu surat

 Acı dolu suratları izlemek, keyif mi veriyordu? yanındaki sıcak kanepeye oturmak isteyenleri kabul etmiyor; uyumalarına da izin vermiyordu. neden?  biz artık geceleri masallarımızı okuyup uyuyamaz mıyız?

an'lık

Bu hayatta en çok anneme kızdım ve bu hayatta beni en çok annem affetti . Canımı en çok annem yaktı ve bu hayatta bir tek ona küsemedim. 18.06.20

İnsan hastalanır ve ölür.

Tüm ölümler bir hastalık üzerine kuruluydu, Ölüm ne zenginliğine, ne dinine, ne günahlara bakıyordu. O sadece hastalığına ulaşan bir boşluktu. İntihar bir ölüm değil miydi o zaman ? Evet ölümdü. Hatta en acılısından. Ruh hastalanıp, yataklara düşüyordu. Yaşlanıp, bir mezara bürünüyordu..